Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
13 Haziran 2013 Perşembe
Discuss of the return
Biraz buruk ve biraz da kırgınım... Her değerlendirme kendine özgü yargıları içerir bunu da biliyorum fakat yaşadığım hayal kırıklıkları ve umutsuzluklar gittikçe yerini monotonluğa bırakıyor, bu ruh halinin sıradanlaşması mıdır kargaşa? Olağan günlük bir hali alması ise ne kadarda korkunç! Sevdiğim şeyler mi değişiyor yoksa benim bir şeyi sevme şeklim mi bilemiyorum, bu kargaşa herkesin hayatında var mıdır? Şu aralar zaman zaman kendimi sorguluyorum; kendimi ılımlı, güler yüzlü tabiri caizse arıza bile çıkarmayan bir kişi olarak tanımladığımı zannederken birden bire farklı bir tablo çıkıyor önüme bilhassa bu benim bile tahmin edemediğim sıklıkta olmaya başladığından itibaren bu düşünce seli içinde kıvranıyorum. Sanki kutsal bir gizemi bozmuş ve üzerime lanetler yağıyormuşcasına bir hissiyat bu aralar yaşadığım, sanki gizli güçler tarafından mutluluk hazineme el konulmuş ve alaşağı edilmişim. Her ne olursa olsun güne yine de pozitif başlıyor ve bu olumsuzlukların düzelmesini yada düzeltilmesini bekliyorum. Bir sihirli değneğim olsa değiştireceğim ilk şey insanlardaki kötü enerji olurdu, olumsuz duyguların ve davranışların bizlerde tepkiye yol açan öfke, sinir, buhran gibi birbiriyle entegre olmuş bizdeki kontrol merkezini devre dışı bırakan mantıklı düşünmeyi imkansız kılan bu kötü duyguları yok edip yerine daha pozitif daha güven veren ve insanı mutu kılacak olan daha çok olumlu duyguları güdülerdim, bunu gerçekten çok isterdim. Her tartışmanın arkasından aynı şey olur biraz daha yenilmiş biraz daha kırgın hissedersin, geçenlerde uzun uzun düşündüm mesela hastaneler bunu düşünmeniz için size inanılmaz bir ilham kaynağı oluyor, günümüzde insan ömrünün ortalama 50-60 yaş aralığında olduğunu ve bu ölümlerin çoğu kez stres, üzüntü ve yaşam şartlarından olduğuna kadar her kötü ve olumsuz şeyin hayatımızdaki en güzel yılları bizden acımasızca çaldığı için kendimize ve sevdiklerimize yaptığımız haksızlıkları düşündüm, sigara içmek fazlaca alkol tüketmek, bilinçsiz hap veya ilaç tüketmek, sık sık tartışmak, her şeyi kafaya takmak ve tabi bir olaya gereğinden fazla hassasiyet gösterip üzülmek yani fazlaca hayatın içine yerleşmiş alışkanlıklarımız gibi ve anladım ki hiç bir şey insanın sağlığından, mutluluğundan daha önemli değil, düşünsenize kim ister ki acılı ve sancılı bir bedenle yaşamayı, ruhunda çöküntüye, erozyona sebep olacak duyguları..İşte bu sebepten ben fazlaca kırgınım herkese, kendime, sevdiklerime ve beni sevenlere yani kısacası herkese. İnsanlar çok kolay kandırıyorlar kendilerini, sanki bu hayat bir yerde son bulmayacak ve yaptıkları kötü davranışlar kötülükler kendilerine kar kalacakmış gibi ne garip.. Bir yerlerde acı çekiyor olmalılar diye düşünüyorum, bir zaman bir yerde bunun vican eleğinden geçeceğini düşünüyorum çünkü çıkarcı ve riyakar sadece kendi konumunu düşünen ve arkanızdan iş çeviren iş arkadaşları, okulda sivrilen ve yine kendi çıkarları için arkadaşlarını satan tipler, ailede onun bunun arkasından umarsızca eleştirip konuşan akrabalar vs. gibi bir çok model var çevremizde ve malesef hiç kimse doğruluk kavgasında değil herkes halinden memnun ve ne üzücüdür ki onlar kendi başrolünün peşinde, oysaki mutluluk birazda paylaşımdır, inançtır ve erdemdir. Biraz olsun ihtiyacım var bu kavgalardan uzaklaşmaya, kendi iç dünyamı güzelleştirmeye, kaostan uzak durmaya, kavgalardan ve stresten uzak durmaya. Her günde bir başka mutluluk arayışınız sürsün çünkü mutluluk yaşamın enerjisi, ruhumuzun güzel bir rüyası gibidir insana daima huzur verir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder